Cebit'e gittim ve geldim.
DelphiTürkiye'den Metin (mege) ile girişte buluştuk ve tanıştık. Hemen kanım kaynadı. Bir insan bu kadar mı güleryüzlü olur? Cebit'i beraberce dolaştık.
Microsoft standı şu an adını bir türlü hatırlayamadığım, (hatta sitelerine de baktım bulamadım) şu televizyonda Windows olayına abanmıştı. MS Developer standında hiçbirşey yoktu. "DVD, CD neyim var mı?" soruma, "SQL Server 2005 var, onu da almak için form dolduracaksınız" cevabı üzerine Metin ile form doldurmaya giriştik. "Kullandığınız veri tabanı" bölümüne Firebird yazmayı ihmal etmedik tabi.
Bir mouse gördüm. Cicili bicili idi. Ama satmadılar niyeyse. Ekim'de çıkacakmış piyasaya.
Şirket için Mifare kart terminali arıyordum, bulamadım. Barkod malzemeleri satan bir firmada şansımı deneyeyim dedim. "Mifare terminal var mı?" soruma, "Yok abi, bizde sadece Toshiba var." yanıtını almam üzerine alakaları bile olmadığını anlayıp hızla yoluma devam ettim.
Metin ile birlikte bir kare fotomuz var.

Burada ben güleryüzlü çıkmışım niyeyse. :D
AMD standına gittik. F1 arabasına baktık. Pek beğendik hemen fotoğrafını çektik. Göremeyen olursa kırmızı olan F1 arabası. :D

Daha sonra İstiklal Cad. gittik. Güzel bir ziyafetten sonra Fransız Sokağında biralarımızı yudumladık. Metin'in "Otobüs saatiniz kaçtaymış bir arayalım yaw." şeklindeki ısrarlarından sonra aradık ve neredeyse otobüsü kaçıracağımızı farkedip apar topar kalkarak taksi aramaya başladık. Hakikaten aradığında bulunmuyor bu meret. Neyse bir taksi bulup Metin'e veda ettik. Taksicinin cevvalliği sayesinde otobüse yetişebildik (Helal olsun sana) Bu arada arkadaş inerken cüzdanını takside unutmuş, taksici korna çalarak bizi uyardı da gittik aldık cüzdanı (bi kez daha helal).
İstanbul güzeldi, hava güzeldi. Boğaza karşı bir resim çekinmeden olmazdı.



0 Yorumlar:
Yorum Gönder
<< Home